İlber Ortaylı’nın Vefatının Ardından Tuna Ortaylı’dan Eşyaların Satışına Açıklama: ‘Çöpe Gitmesin Diye’
Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın 16 Mart 2026 tarihinde vefat etmesinin ardından aile içinde başlayan düzenleme süreci, kamuoyunun gündemine hızla taşındı. Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı’nın, babasına ait bazı eşyaları ikinci el platformları üzerinden satışa çıkarması sosyal medyada geniş yankı buldu. Bazı kullanıcılar bu durumu saygısızlık olarak nitelendirirken, Tuna Ortaylı gelen tepkilerin ardından ayrıntılı bir açıklama yaparak hem amaçlarını hem de sürecin arka planını kamuoyuyla paylaştı.
İddialara konu olan satışların, özellikle fincan, vazo gibi ev eşyaları üzerinden yürütüldüğü ifade edilirken, paylaşımlarda eşyaların ikinci el gruplarında 200 ila 800 TL bandında listelendiği aktarıldı. Sosyal medyada kısa sürede büyüyen tartışmaların odağında, bir tarihçinin vefatından sonra aile eşyalarının satılması fikri yer aldı. Tepkiler, ‘vefasız kız’ söylemine kadar uzanırken, konu Tuna Ortaylı’nın kendi açıklamasını geciktirmeden kamuoyuna aktarmasına sebep oldu.
‘İstanbul’da kapatılması gereken 7 ev var’
Tuna Ortaylı, tepkilere yanıtında en temel çerçeveyi, babasının ardından yapılması gereken ev düzenlemeleri olarak anlattı. Ortaylı, babasına ait eşyaların bulunduğu alanların yalnızca tek bir yaşam alanıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak İstanbul’da kapatılması gereken toplam 7 ev bulunduğunu söyledi. Bu evlerde, kutsal olarak gördüğü çalışma masaları ve kitapları dışında, aile içinde biriken ve aile/yakın dostlar arasında dağıtılması planlanan çok sayıda anı/yadigar obje bulunduğunu ifade etti.

Ortaylı, zamanla artan ve nitelik olarak ‘saklanması gereken’ bir kategoriye girmeyen objelerin, aile içinde paylaşım dışında da birikmiş olabileceğine dikkat çekti. Kızının bu noktada yaptığı açıklama, sosyal medya kullanıcılarının ‘satmak yerine muhafaza etmek’ gerektiği yönündeki eleştirileriyle doğrudan karşı karşıya geldi. Tuna Ortaylı ise objelerin çöpe gitmemesi gerektiğini düşündüğünü ve bu nedenle bir değerlendirme yolu seçtiğini belirtti.
‘Tema Vakfı adına hatıra ormanı için’
Tuna Ortaylı’nın açıklamasında öne çıkan bir diğer başlık, satışın nedenine ilişkin motivasyon oldu. Ortaylı, eşyaları satmasının temel amacının, Tema Vakfı yakın zamanda adına bir hatıra ormanı açacak olması olduğunu söyledi. Ona göre objeler çöpe gitmek yerine, bu projeye katkı sunacak bir kanala yönlendirilebilirdi. Bu yaklaşım, satışın ‘ticari bir amaç’tan ziyade, anlamlı bir bağış/katkı hedefi taşıdığı şeklinde değerlendirildi.
Ortaylı, ayrıca tepkilere konu olan satışların, kendi içinde bir sonuca bağlanması gerektiğini düşündüğünü vurguladı. ‘Babamın eşyaları satılıyor’ eleştirilerinin aksine, kendisinin hangi objeleri saklayacağını ve hangilerinin nasıl değerlendirileceğini önceden belirlediğini aktardı. Açıklamada, babasının kitapları ve çalışma masalarının ayrı bir yerde tutulacağı; diğer objelerin ise aile bağlamında anlam taşıyan ve zamanla artan parçalar olduğu ifade edildi.
‘Vefasız kız olmakla itham ediliyorum’
Sosyal medyada yükselen tepkiler, yalnızca eşyaların satışı meselesiyle sınırlı kalmadı; bazı yorumlar ‘vefasız kız’ gibi ifadelerle Tuna Ortaylı’nın kişiliğini hedef aldı. Tuna Ortaylı, bu ithamlara da yanıt verdi. Açıklamasında, ‘hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığı’ gibi bir ifadeyle, yapmak istediği katkının yanlış anlaşılmaması gerektiğini dile getirdi. Ardından ‘babamın malını sağa sola satan vefasız kız’ ithamıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, bunun kendisini üzdüğünü ancak meselenin büyümeden yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu noktada Tuna Ortaylı, tartışmayı kişisel bir çatışmaya çevirmeden süreci kontrol altına almak istediğini gösteren bir tavır benimsedi. ‘Neyse orası önemli değil’ ifadesiyle birlikte, paylaşım yaptığı gruptan başka bir şey satmayacağını belirtti. Böylece satışın sınırlı bir çerçevede ilerletildiğini ve belirli bir noktadan sonra devam etmeyeceğini ifade etti.
‘Önceden alanlara teşekkür’ ve kütüphane planı
Ortaylı ayrıca, daha önce eşyaları satın alan kişilere teşekkür etti. Satın alma gerçekleştirenlerin hatıra ormanına katkı sağlamış olduğunu söyleyen Tuna Ortaylı, bu geri dönüşün kendisi için anlamlı olduğunu aktardı. Bu teşekkür mesajı, tartışmanın odağını eleştiriden çok, amacın anlaşılması yönüne çekmeye çalıştı.
Açıklamanın dikkat çeken son bölümünde ise İlber Ortaylı’nın anısının nasıl yaşatılacağına ilişkin plan yer aldı. Tuna Ortaylı, babası adına bir kütüphane kurulacağını belirtti. Bu kütüphane fikri, babasının yalnızca eşyalarla değil, bir akademisyen olarak kitapları ve fikir dünyası üzerinden anılmasını istediği mesajını güçlendirdi. Tuna Ortaylı’nın açıklaması, ‘çay fincanlarıyla değil ama kitaplarıyla anılmak isterdi’ cümlesiyle, vurgunun eşyadan ziyade entelektüel mirasa kaydırılmasını sağladı.
Gündemdeki süreç, sosyal medyada farklı yorumlara sahne olurken Tuna Ortaylı’nın açıklaması, eşyaların satışının gerekçesini ‘çöpe gitmemesi ve hatıra ormanı projesine katkı’ temelinde topladı. İlber Ortaylı’nın vefatı sonrası ailenin attığı bu adım, tartışmaların yanı sıra planlanan kütüphane ve hatıra ormanı gibi somut adımlar üzerinden de yeniden değerlendirilmeye başlandı.

Henüz yorum yapılmamış.