Bilge Gürs: 15 Temmuz’dan Geriye Kalan Tedirginlik, Sorumluluk Ve Gençlere Çağrı

15.07.2026
6
Bilge Gürs: 15 Temmuz’dan Geriye Kalan Tedirginlik, Sorumluluk Ve Gençlere Çağrı

Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bilge Gürs, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla yaşadıklarını paylaştı. O geceyi geride bırakan yıllar artsa da acının biçim değiştirdiğini söyleyen Gürs, girişimin yaşandığı gün kendi üzerinde tarif edemediği bir tedirginlik bulunduğunu belirtti. Gürs, gün boyunca zihnini meşgul eden bu duygunun, yaşadığı bir rüyanın da etkisiyle daha da ağırlaştığını ifade etti.

Gürs, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti darbecilere karşı meydanlara çağırmasının ardından ailesinin evden ayrıldığını aktardı. Babası, eşi ve iki kız kardeşi birlikte hareket ederken, Gürs geride kaldığı o süre içinde zamanın çok farklı aktığını ve evin içindeki sarsıntıları dışarıdan gelen izlenimlerle birlikte hissettiğini söyledi. Evin camlarının titremeye başladığını anlatan Gürs, önce yaşanan sarsıntıyı fark ettiğini, ardından uçakları gördüklerini ve tüm bunların yarattığı korkunun açıklanmasının zor olduğunu dile getirdi.

Evden çıkışın ardından başlayan sarsıntı

Gürs, o anlarda eşini aradığını ve birlikte hareket etme niyetiyle duygularını paylaştığını anlattı. Eşinden gelen yanıtta, arabanın önü ve arkasının kapatıldığı, Kızılay’da oldukları ve yürüyerek Genelkurmay’a doğru ilerledikleri bilgisi yer aldı. Gürs, eşinin çağrıya rağmen gelemeyeceğini söylemesi karşısında, yaşanan belirsizliğin ve yaklaşan tehlikenin daha da hissedildiğini aktardı.

Bilge Gürs: 15 Temmuz'dan Geriye Kalan Tedirginlik, Sorumluluk Ve Gençlere Çağrı

Bir süre sonra ise Gürs’ü en ağır haberle yüzleştiren gelişme gerçekleşti. Kız kardeşlerinden aldığı telefonla babasının ağır yaralandığını öğrendiğini anlatan Gürs, ardından babasının şehadetini, hemen sonrasında da eşinin şehit olduğunu kaydetti. Gürs için o geceden geriye, yalnızca bir tarih değil; hayatın yönünü değiştiren, geri dönüşü olmayan bir kırılma kaldığını söyledi.

Şehit yakını kimliğinin dönüştürdüğü hayat

15 Temmuz’un ardından hayatının eskisi gibi akmadığını belirten Gürs, kendi deyimiyle ‘o eski Bilge’nin tamamen bittiğini’ vurguladı. Artık bir şehit yakını ve şehit eşi kimliğiyle yaşamın devam ettiğini ifade eden Gürs, bu kimliğin yalnızca duygusal bir ağırlık taşımadığını; aynı zamanda büyük bir sorumluluk getirdiğini söyledi. Gürs’e göre şehitliğin geride bıraktığı bir emanet vardır ve o emanete sahip çıkmak, devam eden bir görev niteliği taşır.

Gürs, şehit yakını olmanın ‘nöbet devralmış gibi’ bir anlam taşıdığını ifade etti. Bu yaklaşımın hem çok zor hem de aynı zamanda gurur verici olduğunu belirten Gürs, sorumluluk sahibi olmayı gerektiren bir süreçten geçtiğini anlattı. Vakıf bünyesinde yürütülen çalışmalarla şehit aileleri ve gazilere destek olmayı amaçladıklarını dile getiren Gürs, karşısındaki insanların yaşadıklarını daha yakından anlayabildiğini sözlerine ekledi.

Acının yıllar içinde şekil değiştirmesi

Gürs, aradan geçen yıllara rağmen acıların dinmediğini; hatta bazı yönlerden artarak katlandığını söyledi. İlk baştaki acının bambaşka bir ağırlığı olduğunu, şu an yaşadığı duygunun da farklı bir boyut taşıdığını anlatan Gürs, acının ‘her zaman şekil değiştirerek’ sürdüğünü ifade etti. Bu nedenle 15 Temmuz’u hatırlamak, sadece geçmişe dair bir anma değil; aynı zamanda bugünle birlikte taşınan bir sorumluluğun sürekliliği anlamına geliyor.

Bilge Gürs: 15 Temmuz'dan Geriye Kalan Tedirginlik, Sorumluluk Ve Gençlere Çağrı

Gençlere çağrı: Bedeli unutmayın

Gürs, 15 Temmuz’un ve o gece verilen mücadelenin unutulmaması gerektiğini özellikle vurguladı. ‘Bizim babalarımız artık ölümsüz babalar’ diyerek şehitlerin kalıcı bir miras bıraktığını ifade eden Gürs, başka çocukların yetim kalmaması için kendi çocuklarını yetim bırakan babaların bulunduğunu hatırlattı. Gürs, gençlerin bu bedeli ödeyen insanları düşünerek daha sıkı çalışması ve sahiplenmesi gerektiğini söyledi.

Gençlerin çoğunun 15 Temmuz’da yaşananları birebir deneyimlemiş olmayabileceğini kabul eden Gürs, yine de yaşamalarının gerekmeyen bir ders olduğunu ifade etti: Tarihimizden öğrenmek. Gürs, 15 Temmuz’un yüzyıllarca unutulmayacak bir tarih olduğunun altını çizdi. Şehit sayısı olarak 253 rakamını anan Gürs, bu 253 şehidin arkasında da o gün sokaklarda bulunan binlerce insanın bulunduğunu belirtti. Gürs’e göre bu değerin bilinmesi ve hatırlanması gerekiyor.

Manevi hatıralar ve taşınan emanet

Gürs, şehitlerin manevi varlığını her zaman hissettiklerini de sözlerine ekledi. Eşi olan şehidin naaşına sarılan kanlı Türk bayrağının yakın zamanda kendisine emanet edildiğini anlatan Gürs, aradan geçen on yıla rağmen o anın etkisinin derinden sürdüğünü ifade etti. Bu süreç, Gürs’ün anlattığı gibi acının yanında bir bağ kuruyor; hatırlamayı, sahiplenmeyi ve sorumluluğu canlı tutuyor.

Bilge Gürs’ün anlattıkları; bir darbe girişiminin ötesinde, kayıpların dönüştürdüğü bir hayatın tanıklığı olarak öne çıkıyor. 15 Temmuz’u unutmama çağrısı ise yalnızca bir anma mesajı değil; şehitlerin emanetine sahip çıkma motivasyonunun gençlere uzanan güçlü bir çağrısı şeklinde karşılık buluyor.

Bilge Gürs: 15 Temmuz'dan Geriye Kalan Tedirginlik, Sorumluluk Ve Gençlere Çağrı
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.