İklim Değişikliği Ve Hava Kirliliği İnme Riskini Artırıyor

17.07.2026
15
İklim Değişikliği Ve Hava Kirliliği İnme Riskini Artırıyor

Son yıllarda artan sıcaklıklar, hava kirliliği ve iklim kaynaklı çevresel değişimler, yalnızca günlük yaşamı değil beyin sağlığını da olumsuz etkiliyor. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. İsmet Üstün, iklim değişikliğiyle birlikte görülen hava koşullarındaki dalgalanmaların—özellikle sıcaklık, nem ve hava basıncı değişimlerinin—inme riskini artırabileceğine dikkat çekti. Çevreyi korumanın aynı zamanda toplum sağlığını korumak anlamına geldiğini belirten Dr. Üstün, kirletici faktörlerin damar sistemini olumsuz etkileyerek hastalıkların zeminini güçlendirebildiğini ifade etti.

İklim değişikliği etkilerinin en belirgin biçimde hissedildiği dönemlerde; aşırı sıcak hava dalgaları, hava kirliliğinin yoğunlaşması ve bazı bölgelerde orman yangınlarına bağlı duman kaynaklı kirleticiler daha sık gündeme geliyor. Bu süreçte solunan partiküller ve kirletici gazlar, organizmada çeşitli mekanizmalar üzerinden damar sağlığını etkileyebiliyor. Uzm. Dr. İsmet Üstün, özellikle inme gibi zamanla yarışılan bir hastalık açısından, riskin artabileceğine işaret etti.

Aşırı sıcaklar inme riskini tetikleyebilir

Artan sıcaklıkların, vücudun dolaşım ve denge mekanizmalarında zorlayıcı etkiler oluşturabildiğini belirten Dr. Üstün, sıcak havalarda vücutta sıvı kaybı ve dolaşımın etkilenmesi gibi durumların daha dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi. Nem ve hava basıncı değişimlerinin de ek yük oluşturabildiğini ifade eden uzman, bu tür dönemlerde risk grubundaki bireylerin daha hassas olabildiğini dile getirdi.

Özellikle ileri yaştaki bireylerin iklim değişikliği kaynaklı bu olumsuz koşullardan daha fazla etkilenebileceğini vurgulayan Dr. Üstün, düzenli ilaç kullanımı ve kronik hastalıkların takibinin aksatılmaması gerektiğini de ekledi. Sıcak havalarda dışarıda kalma süresinin kontrol altında tutulmasının ve vücudun dengede tutulmasının önemini aktardı.

İklim Değişikliği Ve Hava Kirliliği İnme Riskini Artırıyor

Hava kirliliği damar iç yüzeyinde hasara yol açabiliyor

Dr. Üstün, fosil yakıtların neden olduğu çevre kirliliğinin damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti. Karbonmonoksit, metan, kükürt dioksit ve azot oksit gibi kirletici gazların damarların iç yüzeyinde hasar oluşturabildiğini aktaran uzman, bu durumun damar sertliğini artırabildiğini söyledi. Ayrıca kanın pıhtılaşma eğilimini yükseltebilecek mekanizmalara zemin hazırlanabildiğini ifade etti.

Hava kirliliğinin yalnızca damarları değil, vücuttaki iltihabi süreçleri de tetikleyebildiğini belirten Dr. Üstün, iltihabi sürecin artmasının inme gelişme riskini yükseltebileceğini vurguladı. Bu nedenle kirletici etkenlerin yoğunlaştığı günlerde, riskli grupların maruziyeti azaltmaya yönelik davranışlar geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Orman yangınları ve kirleticiler: ek risk faktörü

Mevsimsel koşulların değişmesiyle bazı bölgelerde orman yangınlarının etkisinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Uzm. Dr. İsmet Üstün, yangınlardan kaynaklanan kirleticilerin de solunum yoluyla vücuda alınabildiğini belirtti. Duman ve buna bağlı kirletici karışımların, hava kalitesini düşürerek damar sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceğini dile getirdi.

Bu tür dönemlerde özellikle hassas bünyelerin daha fazla etkilenebildiğini söyleyen Dr. Üstün, şikayetlerin beklenenden farklı seyrettiği durumlarda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmasının önemini hatırlattı. Uzun süre maruziyetin azaltılması gerektiğini belirterek, mümkünse kirli hava saatlerinde açık alanlara çıkmaktan kaçınmayı önerdi.

İklim Değişikliği Ve Hava Kirliliği İnme Riskini Artırıyor

Erkeklerde risk daha yüksek: Kimler daha dikkatli olmalı?

İklim değişikliği etkilerinden özellikle ileri yaştaki bireylerin daha fazla etkilendiğini belirten Dr. Üstün, erkeklerde de inme riskinin daha yüksek olabildiğine dikkat çekti. Risk grubunda bulunan kişilerin sıcak havalarda sıvı tüketimine özen göstermesi gerektiğini vurgulayan uzman, aşırı sıcak saatlerde dışarı çıkmamak gerektiğini de ifade etti.

Kronik hastalıkları bulunan bireylerin, doktor önerilerine uygun şekilde tedavilerini düzenli takip ettirmesi gerektiğini belirten Dr. Üstün, sıcak hava dalgalarının bir araya getirdiği risklerin kontrol altında tutulmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Uzman hekim değerlendirmelerinin aksatılmaması ve yeni şikayetlerde gecikmeden destek alınması gerektiğini dile getirdi.

Çevreyi korumak, toplumu korumaktır

İnme riskinin azaltılmasında çevresel önlemlerin de büyük rol oynadığını vurgulayan Uzm. Dr. İsmet Üstün, emisyonların azaltılması ve çevresel farkındalığın artırılmasının önemine değindi. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, gaz emisyonlarının düşürülmesi ve yeşil alanların artırılmasıyla hava kalitesinde iyileşme sağlanabileceğini ifade etti.

Hareketin ve aktif yaşamın desteklenmesinin de hem çevre hem sağlık açısından katkı sunduğunu belirten Dr. Üstün, yürüyüş ile bisiklet kullanımının teşvik edilmesinin toplum sağlığını olumlu etkileyebileceğini söyledi. İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik adımların, uzun vadede inme riskine etki eden pek çok faktörü azaltmaya yardımcı olabileceğini kaydetti.

İklim Değişikliği Ve Hava Kirliliği İnme Riskini Artırıyor

Özetle, artan sıcaklıklar ve hava kirliliği gibi çevresel koşullar; damar sağlığını etkileyerek inme riskini artırabilen mekanizmaları tetikleyebiliyor. Özellikle ileri yaşta ve risk grubunda bulunan bireylerin sıcak havalarda daha kontrollü davranması, kronik hastalıklarını düzenli takip etmesi ve gerektiğinde tıbbi destek alması önem taşıyor. Çevresel iyileştirmeler ise toplumun genel sağlık düzeyini korumada kritik bir yol oluşturuyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.