Özge Ulusoy, Babasının Trafik Kazasının Ardından Verdiği Hukuk Mücadelesini Anlattı
Ünlü manken Özge Ulusoy, babası Haydar Ulusoy’un trafik kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yıllar sonra yaşadığı süreci ve verdiği hukuk mücadelesini anlattı. Babasının kaybının ardından büyük bir sarsıntı yaşadığını belirten Ulusoy, özellikle ‘hak ettiği şekilde uğurlanma’ isteğiyle hareket ettiğini söyledi.
Ulusoy’un açıklamalarına göre, olayın ardından başlayan dava sürecinde uzun bir mücadele dönemi yaşandı. Ulusoy, ‘Babamın hak ettiği şekilde uğurlanması için mücadelemi verdim’ diyerek hukuk yolundaki ısrarını ve hedefini net biçimde paylaştı. Sürecin, yalnızca yasal prosedürlerle sınırlı kalmadığını; duygusal olarak da kendisini ve ailesini yıprattığını ifade eden Ulusoy, adaletin sağlanması için her aşamada direnç gösterdiğini söyledi.
İki yıl süren dava süreci ve yaşananlar
Ulusoy, hukuk mücadelesinin yaklaşık iki yıl sürdüğünü belirterek bu süreçte ciddi acılar yaşadığını kaydetti. Karşı karşıya kaldıkları tabloyu ‘hukuki süreç’ olarak nitelendiren Ulusoy, Türk adaletinin işleyişini yakından gözlemlediklerini söyledi. Ulusoy’a göre mahkemeden çıkan kararlar, beklentilerini karşılayacak şekilde sonuçlandı.
Ulusoy, mücadeleyi yalnızca adalet talebiyle sürdürdüğünü; ancak kendilerini adalet sistemi yerine karşı taraftaki iddialar ve söylemlerle mücadele etmek zorunda hissettiklerini ifade etti. Açıklamasında, karşı tarafın vefat etmiş babasını suçlamaya çalıştığını belirten Ulusoy, bunun yalanlarla desteklendiğini düşündüğünü söyledi. Sonuçta hukuki olarak değerlendirme yapıldığını ve karşı tarafın sabıkasına işlenerek suçlu bulunmasının karara yansıdığını aktardı.

Kararın ardından cezanın da çekildiğini söyleyen Ulusoy, kendi açısından sürecin bitmesinin, babasını huzurla uğurlayabilmek anlamına geldiğini vurguladı. Ulusoy, ‘Ben babam için çok büyük savaş verdim’ sözleriyle bu dönemin kendisi için ne kadar ağır geçtiğini gözler önüne serdi.
Yaya geçidinde yaşanan kaza ve iddialara tepki
Özge Ulusoy, babasının 73 yaşında hayatını kaybettiğini ve babasının eski bir askeri hakim olduğunu da dile getirdi. Ayrıca babasının aktif olarak avukatlık yaptığını belirten Ulusoy, onu tanıdığı en adil insanlardan biri olarak tarif etti. Ulusoy, babasının adalet duygusu, kural ve kanunlara bağlılığı ile öne çıktığını ifade etti.
Babasının özellikle yaya geçidinde ezilerek hayatını kaybettiğini anlatan Ulusoy, ardından karşı tarafın kendilerini suçlama yönüne götürmeye çalıştığını söyledi. Ulusoy, ‘Böyle bir insanı yaya geçidinde ezip hayatını alıp bir de üstüne suçlamaya kalktılar’ ifadeleriyle yaşadığı öfkeyi ve mücadele sebebini açık biçimde anlattı.
Ulusoy’un açıklamalarında öne çıkan diğer nokta ise adaletin ‘eksik ya da fazla’ olmaması gerektiği düşüncesi oldu. Süreç boyunca hep adil karar çıkması için dua ettiğini söyleyen Ulusoy, kimseyi ekstra suçlamaya çalışmadığını, aksine karşı tarafın yalan iddialarla babasını suçlama girişiminde bulunduğunu savundu.
Karşı tarafın bilinçli taksir aldığına dikkat çeken Ulusoy, bu doğrultuda 4,5 yıl ceza verildiğini ve bunun yaklaşık 11 aya karşılık geldiğini ifade etti. Böylece, hukuki değerlendirmelerin kendi açısından ‘adil sonuç’ olarak ortaya çıktığını dile getirdi.

Sarsıcı süreçte duruşmalara katılım ve alınan tehditler
Ulusoy, sürecin hem ailesi hem kendisi için yıpratıcı olduğunu vurgulayarak, ani kaybın ardından bir de dava sürecinin zorluklarıyla karşılaştıklarını belirtti. Bu dönemin, duygusal olarak taşıması güç bir yük olduğunun altını çizen Ulusoy, buna rağmen mücadeleden geri adım atmadığını söyledi.
Ulusoy’un aktardığı bilgilere göre, bir süre boyunca karşı tarafın tehdit içeren tutumlarıyla da karşı karşıya kaldı. Ancak tüm duruşmalara kendisinin katıldığını ifade eden Ulusoy, özellikle ‘bir sene boyunca bütün duruşmalara kendim katıldım’ sözleriyle sürece aktif katılımını ortaya koydu.
Bu noktada Ulusoy’un temel motivasyonu, babasının hakkıyla uğurlanabilmesi ve hukuken doğru sonucun alınması olarak öne çıktı. Karşı tarafla ilişiğin tamamen kesildiğini belirten Ulusoy, sürecin kendisi açısından kapanmasının, aynı zamanda iç huzura giden yolda önemli bir adım olduğunu düşündüğünü ifade etti.
İnsanların beklentisi, Ulusoy’un kararlılığı
Ulusoy, insanların kendisini bu mücadelede uzun süre görmek istemediğini veya farklı bir tablo beklediğini de belirtti. Sürece ilişkin olarak ‘İnsanlar galiba benim mücadeleme de çok şaşırdılar’ diyen Ulusoy, çevresinden, ünlü bir isim olduğu için sürecin kısa sürede bırakılacağı yönünde yorumlar aldığını aktardı.
Ulusoy, ‘Bununla ilgilenip dönüp hayatına devam edeceğini’ düşünenlerin olduğunu, ancak yaşananların böyle olmadığını gösterdiğini söyledi. Mücadelesini, babasını korumak ve hukuki olarak haklı sonuca ulaşmak için sürdürdüğünü ifade eden Ulusoy, bu süreçte kararlılığının hem kendisi hem ailesi için belirleyici olduğunun altını çizdi.

Özge Ulusoy’un açıklamaları, babasının kaybının ardından uzun soluklu bir hukuk mücadelesi yürütürken yaşadığı duygusal ve pratik zorluklara da dikkat çekiyor. Ulusoy’un vurguladığı temel tema ise adaletin tesisi, karşı tarafın iddialarının hukuken değerlendirilmesi ve babasının hak ettiği biçimde uğurlanabilmesi olarak öne çıkıyor.
Henüz yorum yapılmamış.