Düğün Görüntüsü İhmalinde Emsal Karar: İzmirli Çift Manevi Tazminata Hak Kazandı

15.07.2026
7
Düğün Görüntüsü İhmalinde Emsal Karar: İzmirli Çift Manevi Tazminata Hak Kazandı

İzmir Bayraklı’da yaşayan Feride-Şeref Derin çifti, 27 Aralık 2023 tarihinde Karabağlar ilçesinde bir düğün salonunda gerçekleşen düğünlerinin görüntülerine ulaşmak istediğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Çiftin anlatımına göre, düğün boyunca organize edilen çekim faaliyetine rağmen kamera kayıt tuşuna basılmadığı ortaya çıkınca geriye yalnızca misafirlerin çektiği sınırlı görüntüler kaldı. Görüntülerin eksikliği, çiftin düğün hatıralarına yeniden ulaşma beklentisini zedeledi.

Derin çifti, düğün sonrası organizasyon ekibinden ilgili kayıtları talep etti. Ancak kendilerine ‘kamera kayıt almamış’ denilmesi, yaşanan mağduriyetin temel gerekçesi oldu. Çift, bu durumun düğün gününü bir daha yaşama imkânı vermediğini ve hatıralarının geri döndürülemez biçimde eksik kaldığını belirterek hukuki yollara başvurdu. Düğün salonu ve organizasyon ekibi hakkında tüketici mahkemesinde şikâyet sürecini başlatan çift, kendilerine vaat edilen hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğini öne sürdü.

Düğün sonrası ortaya çıkan eksik kayıt iddiası

Olayın düğünün bittiği andan itibaren netleştiğini anlatan Feride-Şeref Derin çifti, düğün salonu ekibinden kayıtların paylaşılmasını istedi. Kendilerine verilen yanıt ise belirleyici oldu. Çiftin aktardığına göre, düğün için sabit bir kamera bulunduğu ve kayıtların yalnızca güvenlik amaçlı şekilde alındığı iddia edildi. Buna rağmen düğün organizasyonu esnasında ‘dışarıdan kamera getirilemeyeceği’ ve çekim yapılmasının yasak olduğu şeklinde bilgilendirme yapıldığı öne sürüldü.

Derin çiftinin iddialarında dikkat çeken nokta, salon içinde gezen bir kameraman bulunmasına rağmen çekimin gerçekleşmediği yönündeki anlatım oldu. Çifte göre sabit kameranın kayıtlarında düğün boyunca ilgili kişilerin sürekli göründüğü, ancak asıl çekim yapılacak kayıt için gerekli tuşun basılmadığı ifade edildi. Sonuç olarak düğün baştan sona kaydedilmedi ve çiftin istediği şekilde tam görüntüye ulaşması mümkün olmadı.

Mahkeme, manevi zararı kabul etti

Şikâyet ve talep sürecinin ardından konu İzmir Tüketici Mahkemesi gündemine taşındı. Feride-Şeref Derin çifti, yaşadıkları mağduriyetin yalnızca maddi değil, aynı zamanda manevi boyutu bulunduğunu vurguladı. Çünkü düğün gibi hayatın bir kez yaşanan önemli anlarında geriye dönük izleme imkânı, görüntülerin bütünlüğüne bağlı hale geliyor. Çift, bu noktadan hareketle manevi tazminat talebinde bulundu.

Mahkeme, çiftin anlatımlarını ve taleplerini değerlendirerek manevi zararın giderilmesine karar verdi. Karara göre, kişi başı 100’er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi. Bu karar, benzer durumlar yaşayan tüketiciler açısından emsal niteliğinde değerlendirildi.

Çiftin ifadeleri: Düğün hatıraları geri gelmiyor

Kararın ardından konuşan Derin çifti, olayın kendileri için çok üzücü olduğunu belirtti. Düğün gününde yaşanan eksikliğin, yalnızca bir kayıt problemini değil, hayatlarında bir kez gerçekleşen bir hatıranın tekrar izlenememesini beraberinde getirdiğini ifade ettiler. Çiftin sözlerinde öne çıkan vurgu, kaybolan şeyin sadece görüntüler olmadığı, aynı zamanda düğün anılarının bütünüyle hatırlanma şansının etkilenmiş olmasıydı.

Düğün hayatın önemli kilometre taşlarından biri olarak görülüyor ve hazırlık aşamasından kutlamanın sonuna kadar geçen süreçte çekim hizmeti, çiftler için belirli bir beklenti yaratıyor. Derin çifti, bu beklentinin karşılanmamasının manevi yönden yıpratıcı olduğunu, dolayısıyla tazminatın da bu zarar doğrultusunda verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Avukatın açıklaması: ‘Düğünü çekiyormuş gibi yaptılar’

Konuyla ilgili açıklama yapan avukat Ebru Bilgen, iddiaların merkezinde ‘hizmetin vaat edildiği şekilde sunulmaması’ olduğunu söyledi. Bilgen’e göre salonda bir kameraman bulunmasına rağmen, düğünün bitiminde bu çekimin yapılmadığı belirtiliyor. Çifte aktarılan ifadelerde, yalnızca sabit nitelikte bir güvenlik kamerasının kayıt aldığı ve ses içermeyen bu kayıtların üzerinden bir değerlendirme yapıldığı anlatıldı.

Bilgen ayrıca, organizasyon sürecinde düğün sahiplerine ‘dışarıdan kamera getirmenin ve çekim yapmanın yasak olduğu’ bilgisinin verildiğini ileri sürdü. Bu yaklaşımın, çiftin alternatif çekim imkânlarını ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Düğün boyunca gezen kameramanın sabit kayıtlarda sıkça göründüğünü belirten avukat, çekimin baştan sona yapılmadığını düşündüren tutarsızlığa işaret etti. Avukat Bilgen, düğün boyunca çekim yapıyormuş gibi bir görüntünün oluştuğunu ancak gerekli tuşa basılmadığı için düğünün kaydedilmediğini ifade etti.

Kararın anlamı: Zamanında yargıya başvurun

Avukat Bilgen, kararın yalnızca kendi müvekkilleri açısından değil, benzer mağduriyetler yaşayan diğer çiftler bakımından da önem taşıdığı görüşünü paylaştı. Sosyal medya paylaşımları üzerinden benzer olaylarla karşılaşıldığını belirten Bilgen, birçok kişinin yaşanan durumu şikâyete veya yargıya taşımadan geçiştirdiğini söyledi. Oysa mahkeme süreci, hizmet aksaklıklarının tazminat yoluyla giderilmesini sağlayabiliyor.

Derin çifti de benzer durumların yaşayan çiftler için uyarıcı olması gerektiğini vurguladı. Kayıp ve eksikliklerin telafi edilemez bir niteliğe sahip olduğunu, düğün gibi tek seferlik anlarda geri dönüşün mümkün olmadığını ifade eden çift, zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Mahkeme kararının bu nedenle hem hak arama bilincini güçlendiren hem de tüketicilere somut bir örnek sunan bir sonuç olarak görüldüğü belirtildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.