Oya Hanım

Dış Gebelik Nedir? Dış Gebelik Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

12.03.2020

Dış Gebelik Nedir? Dış Gebelik Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir? İşte bütün bu soruların cevabı makalemizde…

Dış Gebelik Nedir? Dış Gebelik Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?
 

Türkiye Günlük Corona Virüs Tablosu İçin Tıklayın...

Gebelikte yumurtanın döllenmesinden doğum anına kadar birçok aşama vardır. Bunlardan bir tanesi ise döllenmiş yumurtanın doğru bir şekilde rahime yerleşmesidir. Sağlıklı bir gebeliğin oluşumu sırasında döllenen yumurta uterus (rahim) içerisinde bulunan endometriyum tabakasına tutunarak buraya yerleşir ve burada gelişmeye başlar. Dış gebelik olarak adlandırılan gebeliklerde ise döllenen yumurta rahim dışında bir yere tutunarak gelişime başlar. Dış gebelik normal ve sağlıklı bir gebelik olmadığından anne sağlığı açısından hayati riskler oluşturur. Bu durumda gebeliğin mümkün olan en kısa süre içerisinde sonlandırılması gerekir.

Dış Gebelik Nedir?

Kandaki Beta-HCG hormonu düzeylerinden yararlanılarak kan ve idrar testi ile yapılan testler, bir kadının hamile olup olmadığı hakkında fikirler verse bile, bu gebeliğin sağlıklı bir şekilde ilerlediğini göstermez. Döllenen yumurta yanlızca rahim içerisinde büyüyüp gelişebilir.
Dış gebelik nasıl olur sorusuna bir cevap verecek olursak; embriyonun genellikle fallop tüpleri içerisine (tüm dış gebelik vakalarının %95’i), nadiren de rahim ağzı veya karın içi gibi farklı bölgelere yerleşmesi şeklinde gelişen durum olarak verilebilir.

Dış Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Dış gebelikte normal hamilelik belirtilerinin bir çoğu aynı şekilde yaşanmaktadır. Sağlıklı bir gebelikten dış gebeliği ayıran en büyük farklar ise şu şekildedir:

  • Vajinal lekelenme ve kanamalar
  • Bıçak saplanması gibi hissedilen keskin ağrılar
  • karının tek bir tarafında meydana gelen ağrı
  • Sindirim sistemi bozuklukları
  • Kilo Kaybı
  • Baş dönmesi ve bayılma

Dış Gebeliğin Nedenleri Nelerdir?

Dış gebelik tüm kadınlarda görülebilen bir durumdur, o yüzden aktif bir cinsel hayatı olan tüm kadınlar, dış gebelik için risk altındalardır. Dış gebelik neden oluşur sorusunun yanıtını ise şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Gebelik yaşının 35 ile üstü olması
  • Daha önceden geçirilmiş pelvik ve abdominal cerrahi operasyonlar
  • Birden fazla kürtaj geçirmiş olmak
  • Pelvik inflamatuar hastalık (PID) (Yumurtalıklar ve tüpler gibi üst üreme organlarına ilişkin enfeksiyonlar) geçirmiş olmak
  • Endometriozis
  • Daha önceden dış gebelik geçirmiş olmak
  • Doğum kontrol yöntemi olarak tüp ligasyonu veya rahim içi araç (RIA) uygulamasına rağmen gebe kalma
  • Doğurganlık artırıcı ilaç ve tedaviler ile desteklenerek oluşmuş gebelikler
  • Önceki enfeksiyonlardan kalma skar (yara) dokularının varlığı
  • Doğumsal veya sonradan gelişen üreme organlarının yapısal bozuklukları
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
  • Sigara kullanımı

Bu risk faktörlerinden herhangi biri veya birkaçına sahip olan bireyler gebelik planlarken hekimleri ile görüşerek dış gebelik riskinin en aza indirilmesine yönelik olarak önlem almalıdır. Bu kişilerin gebe kalması durumunda dış gebelik ihtimali üzerinde durularak muayeneler daha sık ve detaylı olarak uygulanmalıdır.

Dış gebelik tanısı nasıl konulur?

Dış gebeliğe ilişkin belirtilerden herhangi birine sahip olan bireyler derhal bir kadın doğum uzmanına başvurarak muayene olmalıdır. Gebelerde hassasiyet, karın ağrısı ve ele gelen kitle gibi bulguların araştırılması için pelvik bölge kadın doğum uzmanları tarafından fiziki muayeneden geçirilir. Dış gebeliklerin bir kısmı bu aşamada belirlenebilir. Fakat asıl tanı ultrasonografik incelemeler sonucunda koyulur. Transvajinal ultrason olarak adlandırılan ve vajina içerisine yerleştirilen bir alet yardımıyla yapılan ultrasonografik inceleme, karından yapılan pelvik ultrasonografiye oranla üreme organlarının çok daha net bir şekilde görüntülenebilmesine olanak sağlar. Transvajinal ultrason incelemesinde rahim içerisine yerleşmiş bir gebelik kesesinin var olup olmadığı tespit edilebilir. Bunların yanı sıra hekim tarafından Beta-HCG ve progesteron hormonlarının kandaki seviyelerinin belirlenmesine yönelik testler yapılır. Hamilelik sırasında seviyeleri değişen bu hormonlar dış gebelik tanısının koyulabilmesi için de uygulanmaktadır. Bazı durumlarda ise hekim tarafından gerekli görüldüğü takdirde yırtılmış fallop tüplerinden kaynaklı kan sızıntısı olup olmadığının belirlenmesi için kübosentez adlı iğne yardımıyla yapılan incelemeden faydalanılabilir.

Tüm bu tanı testleri neticesinde dış gebelik tanısı alan gebelerde gebeliğin derhal sonlandırılması gerekir. Aksi takdirde fallop tüplerinin patlaması ile ağır bir iç kanama gerçekleşir. Bu durum hastanın acil şekilde ameliyata alınmasına, fallop tüplerinin işlevini kaybetmesine ve diğer üreme organlarına da zarar vermesine neden olarak üreme yeteneğini kaybetmesine ve hatta hayati risk altına girmesine neden olacaktır.

Dış gebelik tedavisi nasıldır?

Yukarıda da belirtildiği gibi ektopik gebeliklerde embriyonun sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişerek dünyaya gelmesi ihtimal dahilinde değildir. Bu nedenle dış gebelik tedavisi için tek yol gebeliğin sonlandırılmasıdır. Bunun için farklı yöntemlerden yararlanılabilir. Gebeliğin ilerlemişlik seviyesine bağlı olarak vücudun hamilelik dokusunu yok etmesini sağlayacak Metotreksat adlı baskılayıcıdan yararlanılabilir. Bu ilaç enjeksiyon olarak hastaya verilir ve dış gebelik dokusunun hücre büyümesini durdurarak düşük benzeri bir tablo oluşturur. Kasılma, kanama gibi düşük belirtilerinin görülmesi normaldir. İlacın etki gösterdiğinden tam olarak emin olunabilmesi için düzenli aralıklarla kan testleri uygulanır. Bu uygulama sonrasında genellikle cerrahi operasyon gerekmez ve fallop tüpleri zarar görmez. Fakat uygulama sonrasında hastalar birkaç ay hamile kalamazlar.
Eğer dış gebelik geç teşhis edilmiş ve gebeliğin sonlandırılması gecikmiş ise tüplerde gerilme, yırtılma veya patlama söz konusu olabilir. Bu durumda genellikle tüplerin bir kısmının veya tamamının dış gebelik ameliyatı olarak da bilinen cerrahi operasyon yardımıyla çıkarılması gerekir. Kanamanın bir an önce durdurulması gerektiğinden hasta acil şekilde operasyona alınmalıdır. Operasyon hekim önerisi doğrultusunda açık ameliyat veya kapalı yöntem olan laparoskopi ile yapılabilir. Fallop tüpü tamamen çıkarılmadı ise operasyon sonrasında Beta-HCG hormonu seviyesinin sıfıra indiği görülene dek düzenli olarak kan testleri uygulanmalıdır. Hormonun kandaki düzeyinin sıfıra inmemesi, dış gebelik dokusunun tam olarak çıkarılamadığı anlamına gelir ve bu da ek bir tedavi gerektirir. Dış gebelik gelecekte yeniden hamile kalabilme riskini azaltabilse de bu durum tamamen operasyonun ne şekilde gerçekleştirildiği, fallop tüplerinin tamamen çıkarılıp çıkarılmadığı gibi pek çok faktöre bağlıdır. Fallop tüpleri alınmamış olan hastaların yeniden hamile kalabilmesi mümkündür. Bu nedenle yeni bir hamilelik planı ile ilgili kadın doğum uzmanınız ile görüşmenizde fayda vardır.
Eğer siz de dış gebelik semptomları yaşıyor ve dış gebelik nasıl anlaşılır diye merak ediyorsanız, daha önceden dış gebelik vakası yaşamış hamile veya hamilelik planlayan bir anne adayı iseniz bir sağlık kuruluşuna başvurarak detaylı muayeneden geçmeli, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı önerileri doğrultusunda gerekli görüldüğü takdirde tedavi sürecinize başlamalısınız.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.